Kodlama Eğitimine Bilgisayarsız Etkinliklerle Başlamak Neden Daha İyi? (Why it is better to start coding with unplugged activities)

Erken yaşta kodlama çalışmaları 70’li yıllarda Papert ile başlasa da son yıllarda güncel bir ilgi alanı halini aldı. Bu durum öğrencileri olduğu kadar velileri de “kodlama”‘nın nasıl öğrenilebileceğine yönelik bir arayışa itti. Ama yazık ki  piyasanın kuralları eğitimin gereklerini aşmakta hiç sıkıntı yaşamadı. Kodlama bir zihinsel beceriler bütünü iken pahalı araçlar ile uygulanan havalı bir reklam/pazarlama aracı halini alıverdi. Bu dayatmalardan sıyrılmak ve çocuğumuz için doğru kararlar almak için uzmanların sesine kulak vermek gerekli.

Bilgisayar bilimleri içerisinde yer alan “kodlama” genç yaşta edinildiğinde başta algoritmik düşünme ve bilgisayarca düşünme olarak adlandırılan düşünme sistematiğinin edinilmesini sağlar.

Rhode Island Üniversitesi Bilgisayar Bilimleri Bölümünden Edmund A. Lamagna algoritmik düşünmeyi şöyle ifade etmekte;

Algoritmik düşünme, bilgi işlemsel prosedürleri oluşturma,  anlama, çalıştırma, değerlendirme becerisidir.

Algoritmik düşünce sahibi öncelikle bilgi işlemsel bir prosedürü adım adım anlamalı ve ilerletmelidir.

Ayrıca algoritmik düşünme işlemlerin doğruluğu ve efektifliğini değerlendirmeyi gerektirir.

Algoritmik düşünen biri yeni algoritmalar oluşturabilmeli, verilen bir görevi doğru,efektif ve tam olarak çözecek uygun komutları geliştirebilmelidir.

Lamagna her ne kadar bu tanımlamayı bilgi-işlem alanı için yapıyor da olsa dikkatle bakıldığında tüm bu özelliklerin temel problem çözme becerileri olduğunu görebilirsiniz. Aslında kodlama(algoritmik düşünme)  sadece bilgisayara yönelik yetenekler kazandırmamakta, öğrencilerin gerçek hayatta kullanabileceği temel problem çözme yeteneğini de edindirmektedir. Çünkü Lamagna’nın ifade ettiği gibi bir görev ya da sorunu çözmek için süreçler(algoritmalar) geliştirmek(code), sonrasında bu süreçleri işletip(execute) sonuçları değerlendirmek(debug) ve sürecin aksayan noktalarını yeniden tasarlamak her gün kullanılabilecek becerilerdir.

Papert bu konuda “biz mi bilgisayarı kodluyoruz yoksa bilgisayar mı bizim düşünce sistematiğimizi kodluyor” diye sormaktadır. Gerçekten de bu becerileri kazanan bir kişi hayat boyu bir düşünce sistematiğine sahip olacaktır.

Bu becerileri çocuğumuza ne kadar erken kazandırabilirsek o kadar fayda sağlayacakları ortada. Fakat okul öncesi ve okuma-yazma çağında kodlama eğitimine yönelik dikkat etmemiz gerekenler var. Dünyada kodlama eğitimi çoğunlukla dijital oyunlarla, ya da robotik setler üzerinden verilmektedir. Dijital oyunların pek çoğu ücretsiz olsa da ciddi bazı problemler içermekteler. Bunlar genel olarak;

  • Pek çok kodlama oyunu bireysel oyuna yönelik tasarlanmış durumdadır. İlk öğretim ve okul öncesi çağındaki çocukların ise fiziksel etkinlikler ile grup çalışmalarına, farklı çözümler ve bakış açılarını görmeye ihtiyaçları vardır. Çocukların uzun süreler boyunca hareketsiz kalmaları gelişimleri açısından sorunludur.
  • Teknoloji ve internet bağımlılığı günümüzde önemli bir diğer sorun olarak görülmektedir. Çocukların henüz erken yaşta dijital platformlara yöneltilmesi aşamasında ciddi bir rehberliğe ihtiyaçları vardır.
  • Firmaların sunduğu robotik setlerin ne kadar eğitsel fayda sağladığı ne kadar eğlenceye yönelik olduğu değişkenlik göstermektedir.
  • Bu setlere ait parçalar çoğunlukla hazır olarak sunulmakta, bu durum teknolojinin geliştirilen değil satın alınarak kullanılan bir araç olduğu algısını güçlendirmektedir.

 

Devam edecek….

 

Kaynaklar

Lamagna, E. A. (2015). Algorithmic thinking unplugged. Journal of Computing Sciences in Colleges30(6), 45-52.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın